Krill Yağının Faydaları Nelerdir?

KRILL YAĞINDAKİ OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ KEMİK VE EKLEMLER İÇİN BİREBİR KEMIK VE EKLEM HASTALIKLARI VE RAHATSIZLIKLARI

Kemik ve eklem hastalıkları ve rahatsızlıkları oldukça fazladır. Kemik ve eklem rahatsızlığı ağrılara neden olur. Günümüzde sanayi toplumlarının çoğunda fonksiyonel bozukluğa neden olmaktadır. Tehlikeli olan mekanizmalar genelde abnormal kemik metabolizmasıdır. Bunun yanı sıra kemik rezorbsiyonu ve formasyonu, eklemlerde iltihaplı durumlar eşlik eder.

Krill Yağı nda bulunan fosfolipitlerdeki Omega 3’ün semptomları hafifleterek, kemik ve eklem hastalıkları sonucu oluşan rahatsızlıklarını azaltan etkisi, krill yağının önemli bir besin faktörü olduğunu göstermektedir.

ROMATOID ARTRIT

Romatoid Artrit (RA) bağışıklık sisteminin eklemlere saldırmasına yol açan kronik enflamatuvar bir otoimmün bozukluk olarak tanımlanır. Engelleyici ve ağrılı bir durumdur. Ağrı ve eklem aşınmasına neden olduğundan hareket kaybına ve ağrıya neden olur. NSAID’ler tipik olarak RA ağrısını ve diğer semptomları hafifletmek için reçete edilir. Bu tür ilaçların birçok tehlikeli yan etkisi mevcuttur. Bunlar; Kalp ve damar hastalıkları riskini arttırmak, kemik yapısında zayıflama (osteoropoz) ve gastrointestinal bozukluk. İlaçların istenmeyen yan etkilerinin farkında olmak, alternatif alanlara yönelim sağlamaktadır.Krill Oil de bulunan fosfolipitler Romatoid Artrit için alternatif bir gıda takviyesidir.

OSTEOARTRIT (KİREÇLENME)

Dünya çapında en yaygın görülen eklem rahatsızlığı osteoartrit yani kireçlenmedir. Daha çok ileri yaşlarda ortaya çıkar. Kıkırdak yapısındaki incelme ve kemik yapısındaki bozulma genellikle eklem yerlerinde şişkinlik ve özellikle sabah ve akşam ağrıya neden olur. Bu rahatsızlığın birçok nedeni vardır. Fazla kilolu, kemik kırığı ve aşırı egzersiz gibi nedenler çoğaltılabilir. Gelenksel tedavi yöntemi fiziksel faaliyetlerin yanı sıra NSAID’ler ve ameliyattır. Krill Yağı ndaki Omega-3 oldukça faydalı, destekleyici bir besin desteğidir.

OSTEOROPOZ

Osteoropoz dünya çapında en çok rastlanan rahatsızlıklardan biridir. Her iki cinste görülebilmekle beraber hastaların çoğu menopoz sonrası dönemi yaşayan kadınlardan oluşmaktadır. Kemiğin erimesi yani kütlesinin azalması, kemik yapısının bozulmasıyla meydana gelir. Kemik kırılmalarında artış oluşur. Rahatsızlıkta genetik faktörlerin rol oynadığı ve kemik kütlelerine bakıldığında bireysel varyansların %70 genetik kaynakladır. Sonuç olarak nedenleri net bir şekilde ortaya konulmamaktadır. Kalıtımsal olmasının yanı sıra hayat tarzı ve diyet, kemik kütlesi varyansını etkileyen en önemli iki faktördür.

Çocukluk ve ergenlik döneminde kullanılan Krill Yağı, düzgün beslenme ve yaşam tarzı faktörleri ileride meydana gelebilecek osteoropoz riskini azaltmaktadır.

OMEGA-3 FOSFOLİPİTLERİ VE KEMIK VE EKLEM SAĞLIĞININ KORUNMASINI SAĞLAYAN KRILL YAĞI

Krill Oil fosfolipit şeklinde omega-3 sağlar. Omega-3 beyin dokusuna trigliserid olarak değil yağ asitleri olarak ulaşır. Temel fosfolipitler (Fosfaditilkolinler), yağ asitlerinin karaciğerden dokulara taşınması için oldukça önemlidir, yağ asitlerinin dokulara ve organlara dağılımında oldukça büyük rol oynar. Fosfolipitler, yağların kanda dolaşması için bileşenleri partiküllere ayırır. Fosfaditilkolinlerin eksikliğinde, yağ asitlerinin dokulara ulaşımı modifikasyona uğrar. Çünkü, Superba™ Krill Yağı omega-3 yağ asitleri bakımından oldukça zengindir ve fosfolipit formundadır. Fosfolipitler direk olarak dokuya ulaşarak kemik ve eklem rahatsızlıklarında belirtileri azaltmakta ve ciddi anlamda hastalıkları hafifletmektedir.

KRILL YAĞINDAKİ OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ VE KALP DAMAR HASTALIKLARININ ÖNLENMESİ

KALP DAMAR RAHATSIZLIKLARI

Tüm dünyada ölümle sonuçlanan rahatsızlıkların başında kalp damar hastalıkları yer almaktadır. Kalp damar hastalık riskini ortadan kaldırmak ve bu gibi rahatsızlıkları önlemenin yolu takviye besinlerden geçer.

KALP DAMAR HASTALIKLARINI ÖNLEMEDE OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİNİN ROLÜ

Kalp damar rahatsızlığı olan hastaların doku, kan ve eritrositlerinde oldukça düşük omega-3 oranına rastlanmaktadır.

Kalp Damar Hastalıklarını önlemede Krill Yağı ndaki fosfolipit formundaki Omega-3 oldukça faydalı etkiler göstermektedir. Krill yağı takviyesi alan hastaların sayısı gün geçtikçe artmaktadır.

KRILL YAĞINDAKİ OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ KALP DAMAR HASTALIKLARINI KORUMA MEKANİZMALARI

Bilim insanları, Omega-3 fosfolipitlerin kalp damar hastalığı risk faktörünü ortadan kaldırmak adına oldukça önemli faydalar sağladığını belirtmektedirler. Alt hücresel düzeyde risk faktör modulasyonunda, omega-3 hücre zarının fosfolipit yapısında yer alırlar. Hücre sinyal sistemini modifiye ederler. Enzim aktivitesi için kilit öğelerden biridir. Gen ekspresyonu ve hücre içi haberleşmede yer alırlar.

KRILL YAĞININ YAPISINDAN BULUNAN FOSFOLİPİT OMEGA-3 KALP DAMAR HASTALIKLARI RİSKİNİ HAFİFLETMEKTEDİR.

Krill Yağı olumlu etkileri sayesinde kalp damar risk faktörünü azaltarak kalp rahatsızlıklarını önlemektedir. Krill yağının içeriğinde bulunan yağ asitleri kan basıncını düşürmede ve kalp ritmini düzenlemede yardımcı olur. Kalp hastalarında kanın pıhtılaşma riskini azaltan muhtemelen krill yağında bulunan omega-3 faktörüdür. Krill Yağı ayrıca kandaki kolesterol değerini de kötü kolesterol olarak adlandırılan LDL seviyesini azaltmaktadır. Tam aksine iyi kolesterol olarak adlandırılan HDL seviyesini de arttırmaktadır. Krill Yağı aynı zamanda ateroskleroz (damar sertliği) durumuna da olumlu etki sağlamaktadır. Yukarıda bahsedilen tüm bu risk faktörlerini hafifleten Omega-3 temel bileşenleridir.

SUPERBA™ KRILL YAĞI KALP DOSTU OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ İÇERİR

Superba™ Krill Yağı Omega-3’ün fosfolipit şeklidir ve temel olarak fosfolipit bileşeni olan fosfaditilkolindir. Omega-3’ün emilimi fosfolipitlerle olduğu zaman diğer kaynaklara nazaran çok daha etkili olmaktadır. Bu durum ince bağırsaktaki emilime olumlu etki eder. Fosfaditilkolinler hücre zarından yağ asitlerinin geçerek kana ve vücuda yayılmasına neden olur. Lisofofaditilkolinin yağ asitlerinin vücudun organlarına ve doklara dağılımında önemli bir rol oynadığı düşünülmektedir. Belli hayvan modellerinde lizofosfatidilkolin diyetten çıkarıldığında yağ asitlerinin dokulara geçişinde azalma ve karaciğerde yağ birikimi görülmektedir. Sonuç olarak, Krill Yağı nda bulunan Omega-3 yağ asidi olarak insan vücuduna verildiği zaman, kalp damar hastalıklarını korumada olağan üstü bir kaynak haline gelmektedir.

HER BİR BİREYİN NE KADAR OMEGA-3 TAKVİYESİNE İHTIYACI OLDUĞUNU OMEGA-3 İNDEKS TESTİ BELİRLER.

Omega-3’ün kalp damar rahatsızlıklarını azaltmada büyük rol oynadığı göz önünde alınırsa çok daha fazla Omega-3 alımı önerilmektedir.

Omega-3 İndeks testi, bir bireyin ne kadar Omega-3 takviyesine ihtiyacı olduğunu dair geribildirimde

bulunan tanı kitidir. İndeks testi kalp damar hastalıklar yüzünden ölüm riski taşıyanlarda rutin olarak klinik bir değerlendirme sağlamak adına geliştirilmiştir. Test, kırmızı kan hücrelerinde Omega-3 yüzdesi ölçülerek gerçekleştirilir. Test, bir kişinin uzun dönemde ne kadar Omega-3 aldığını göstermektedir. Test, hücre zarındaki Omega-3’ü ölçtüğü için, Kalp Damar hastalıkları etkilerini görmek ve azaltmak adına oldukça kullanışlıdır. Test, aynı zamanda kalp damar hastalık riski ile vücudun Omega-3 değeri arasında korelasyon sağlar. Omega-3 indeks testi parmak ucundan bir damla kan alınarak gerçekleştirilir. Test sonucunun yeşil aralıkta (>8%) çıkması arzu edilir (Bkz. Tablo). Omega-3 besin takviyesi alan bir bireyin değerleri yeşil aralıkta çıkacak,

BEYNİMİZDEKİ OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ OMEGA-3 MERKEZİ SİNİR SİSTEMİMİZİN KRİTİK BİR AKTÖRÜDÜR

Adifos dokular vücudun merkezi sinir sistemindedir. İnsan beyni buna bağlı olarak daha fazla yağ asidi içermektedir. İnsan beyninde en sık görülen yağ asidi olan DHA (Omega-3 yağ asidi), beyindeki toplam yağ asidinin %15’ini oluşturmaktadır. Omega-3 yağ asitleri beyin hücre zarının yapısı, fonksiyonları ve hücre sinyallerinde oldukça önemli bir rol oynamaktadır. Beyin dokusundaki Omega-3 eksikliği işlevsel bozukluk ve gelişimde sıkıntılara yol açabilir.

KRILL YAĞINDA BULUNAN OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ BEYİN DOKUSUNA ULAŞIR

Omega-3 öncelikle besin takviyesi şeklinde alınabilir. Özellikle doğum öncesi ve erken çocukluk döneminde çok daha fazla Omega-3 alınması gerekmektedir çünkü beynin en hızlı gelişime gösterdiği dönemler bu zamanlardır.

Hücreler arası sınırlı Omega-3 sentezi beyin sağlığı açısından yeterli değildir. Yaşam boyu beyinde bulunan Omega-3 miktarı yağ asitleriyle beynin gelişim sürecine etki eder. Yağ asitlerinin beyne geçişi sınırlanmaktadır. Yalnızca esensiyal yağ asitleri kan-beyin engelini aşabilir.

Anne sütünde az miktarda bulunan Omega-3’ün çoğu yağ asidi şeklindedir. Omega-3 beyin dokusuna trigliserid olarak değil yağ asitleri olarak ulaşır. Mekanizma taşıyıcıların varlığını sürdürebilmek ve Omega-3 ‘ü beyne ulaştırmaktır. Bu sebebten dolayı, Krill Yağı nda bulunan Omega-3 yağ asitleri beyin dokusu için gerekli ve faydalı bir kaynaktır.

OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ VE SAĞLIKLI BİR BEYİN

Omega-3 alımı, hafızayı güçlendirmekle kalmayıp bilişsel işlevleri de güçlendirmektedir. Bilişsel işlevler zamanla, özellikle orta yaş sonrası etkinliğini kaybetmeye başlar. İleri yaşlardaysa birçok bireyin ortak sorunudur. Elbette yaşla birlikte gerileme durumu kişiden kişiye farklılık

göstermektedir. Yeteri kadar alınan Omega-3 miktarı, ileriki yaşlarda karşılaşılabilecek olası hafıza zayıflaması, bilişsel kayıp gibi sorunları engellemekte ve geciktirmektedir. Alınan Omega-3 ve beyindeki Omega-3 miktarı arasındaki ilişki demans riskini gözler önüne serer. Demans hastalarının beyin dokularında DHA seviyesinde azalma gözlemlenmiştir. Hafiza performansını güçlendirmek ve ciddi boyutlarda demans hastalığının önüne geçmek için yeteri miktarda Krill Yağı alınması önerilmektedir.

ERKEN BEYİN GELIŞİMİNDE KRILL YAĞINDA BULUNAN OMEGA-3 ASİTLERİNİN ROLÜ

Beyin, fetal hayatın üçüncü trimesterinde ve çocukluk döneminin ilk iki yılında çok hızlı bir gelişim göstermektedir. Bu süreç içerisinde Krill yağı kullanımının beyin gelişimi açısından önemi çok büyüktür. Belli başlı besinlerin yetersiz alımı beyin gelişiminde büyük sorunlara yol açabilir. İnsan beyninin optimal büyümesi ve gelişimi için Krill Yağı önemli bir besin kaynağıdır. Fetal Hayat için yeteri kadar alınması gerekmektedir. Bir bebeğin omega-3 seviyesi ile gelişimi arasında bağ vardır. Bebek anne sütü yağ asitleri şeklinde gerekli olan omega-3 miktarını karşılamaktadır.

OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ VE RUH SAĞLIĞI

Omega-3 ruh sağlığı için de oldukça kilit bir rol oynamaktadır. Omega-3 eksikliği ve depresyon arasındaki ilişki araştırmacıların dikkatini çekmiştir. Araştırmalar, omega-3 eksikliğini depresyona yol açabileceğini ve ileriye yönelik ruh sağlığı için omega-3 takviye tedavisinin başarılı sonuçlar vereceğini göstermektedir.

OMEGA-3 YAĞ ASİTLERİ VE ADHD (DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU)

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (ADHD) çocuklarda en sık görülen nörolojik rahatsızlıktır. Dünya çapında hastalığın görülme oranı 8% ila 12%’dir. ADHD bruhsal davranış bozukluğudur. Belirtileri; dikkat dağınıklığı ve hiperaktivitedir. ADHD hastalığının gelişimine hem çevresel hem de genetik faktörler neden olabilir. Krill Yağı ndan bulunan fosfolipit Omega-3, bu hastalığı tedavisinde etkilidir.

ADHD rahatsızlığı olan çocuk ve yetişkinlerin kanındaki Omega-3 seviyesi oldukça düşüktür. Krill Yağı ile alınan Omega-3 takviyesi, ADHD hastalığında ilaç ve terapi kadar etkilidir.

BEYİN SAĞLIĞINI ETKİLEYEN OMEGA-3 FOSFOLİPİT MEKANİZMASI

Omega 3’ün beyindeki olumlu etkisi birçok akademik çalışma ile kanıtlanmıştır. Krill Yağı nda bulunan fosfolipit formundaki Omega-3 yağ asitlerinin, trigliseritlere nazaran beyin dokusunda çok daha etkili olduğu görülmektedir. Fosfolipit Omega-3’ün bir başka faydalı etkisi beyin dokularında görülmektedir. Dokularda inflamatuar mediyatörleri süreci etkilemektedir. Fosfolipit Omega-3 hücre zarındaki inflamatuar mediyatörlerinin oluşumunu arttırmaktadır. Böylelikle daha zayıf inflamatuar reaksiyon durumu gerçekleşmektedir. Bu durumda da çevredeki dokular daha az zarar görmektedir. Fosfolipit formundaki Omega-3, beyin hücrelerinin fonksiyonlarında ve hücre sinyallerinde büyük faydalar sağlamaktadır.

KRILL YAĞI, BEYNE OMEGA-3 FOSFOLİPİTLERİ SAĞLAR

Krill Yağı, oldukça zengin bir fosfolipit omega-3 kaynağıdır ve içerisinde fosfaditilkolin bulunmaktadır. Omega-3’ün biyolojik yararlılığı, vücuda yağ asitleri şeklinde alındığında artmaktadır. Bunun nedeni, daha iyi yağ asidi emilimi ve bu emilim sonucu organlara ve dokulara yağ asitlilerinin dağılımın daha kolay olmasıdır.

Omega-3, beyin dokusuna trigliserid olarak değil fosfolipit olarak ulaştığında faydaları artmaktadır. Krill Yağı nın Omega-3 açısından oldukça zengin bir kaynak olduğu belirtilmektedir. Fosfolipit Omega-3, beynin fonksiyonları ve yapısı için oldukça faydalıdır.